seni seviyorum diye bir daha söyle..


HAYALLER
 
 
Hicranı at gönlünden, ümit yeşerecektir.
Al basma çek üstünden, beyaz yakışacaktır.
Yasla başın göğsüme, ruhum yeşerecektir.
Ak mercan tak sinene, huri kıskanacaktır.
Leyla gibi od yaksan, Mecnun tutuşacaktır.
Leylak gibi mis koksan, nefis dağlanacaktır.
Engereğin diliysen, gözler yaşlanacaktır.
Resmeyledim hayalin, bana ulaşacaktır.

ILGAZ ım
 
Kondum kartal gibi hey, Ilgaz zirvelerine
Dinlendim, huzur buldum; Ilgaz eteklerinde
Arı , ben ; Kelebek, ben. O yeşil güzellikte
Benekli ceylan güzel, süzülen kartal güzel
 
İnsan hamuru toprak, Ten rengi ise doğa
Elimde menekşeler, sekerim sağdan sola
Gümüş simli dereler, içimde nurlu oda
Bayağı serçe güzel, aynalı sazan güzel
 
Köknar orman yemyeşil, dağımın soluğudur
Topraktan çıkan duman, güzel dağın pusudur
Çek kokusunu hemen, ciğerlerini doldur
Kuzu mantarı güzel, kasnak meşesi güzel 








HELAL NEFES HELAL KELAM


Safiyane sundum arz_ı kelamım
Edeplerden yundum,tarzı edayla
Yok kimseyle benim ağız dalaşım
Dost duymak istedi kalb_i rızayla


Eline sarılır gül pembesiyim
Saçını ıslatan çiğ tanesiyim
Yüreğine aktım nur zerresiyim
Dost sevmek istedi kalb_i rızayla


Riyayı sunamam har olur dilim
Harama bulanır temiz emeğim
Gel dönelim aşkla hakkı sevelim
Dost bilmek istedi kalb_i rızayla




Eline almışsın dostluk kalemi,
Sunmuşsun bizlere sevgi kelamı,
Güzel dileklerin sarmış alemi
Selamını sevdik kalb-i rızayla...... Doğan,Ziya üstadım


Yürek ne der ise kalemler yazar
Kimine gül saçar kimine kızar
Karanlığa düşmüş kendinden bizar
Alevin nurlandı kalb-i rızayla.............İbrahim COŞAR






Doğruyu söyleyen kelam yakışmış
Yüreği güzele kalem yakışmış
Bizlerden cana selam yakışmış
Dost demek isterim kalbi rızayla..............Cemil.


ÇAĞLAYAN DOST KALEMLERE SELAM OLSUN

Ey dost! sevgi yüklü, güzel yüreğin.
Mutluluk seninle, olsun her daim.
Sevgi ile susmasın, hiç kalemin
Selamını aldık kalb-i rızayla........... Romantik Adam

Abı hayat sunduk canu gönülden
Zemzem yudumladık yarin elinden
Hoş seda dinledik sazın telinden
Gülistana daldık kalb_i rızayla... ....maskosu


Aşikar edelim gerek yok gize.
Dermansın adeta mecalsiz dize.
Kalb-i muhabbeti sunmuşsun bize.
İçsin dost olanlar kalb-i rızayla......Murat Arıcı

GERİSİ HİKAYE MEZİYET İNSAN OLMAK
BOZULMADAN BU DÜNYADA
TERTEMİZ KALABİLMEK
GARİBİ GÖRÜNCE ÖNÜNDE SOLMAK
EN BÜYÜK DEĞERDİR, KAL-İ RIZASIYLA...........Gürsel’ce


Sevgi ekip,dosluk biçiyorsun,
Har olmuş gönüllere,ışık saçıyorsun,
Merve çeşmesinden,kana kana içiyorsun,
Bu ne güzelliktir...Ya Rabb.......gönül incim Ümmü AŞÇI

GÖNÜL DERGAHINA BİR SECDE AÇTIM
RABBİME SEVGİ İÇİN PEK ÇOK YALVARDIM
HER KULUNU SEVDA FITRATIYLA DONATMIŞ
RIZA İLE ŞEVK İLE DOST KALEMLER GÜZELLİK KATMIŞŞŞ







BEN MELEĞİM

Benim adım masumiyet
Bir anlamda da MELEK
İndim dünya yüzeyine
Beni ölene dek koru, gözet


Kokum cenneti hatırlatır
Gülüşüm melekleri kıskandırır
Benim olduğum mekanlarda
Şeytan barınmaz dışarı atılır







Bana Göre Aşk!!!!
 
Takında sevda çelenkini başına
Gez, salına salına
 
Gözlerine çek sürme niyetine sevgili nazarını
Süz, bakına bakına
 
Ellerinin izi kalmış sevdiğinden hediye
Özle, Yakına yakına
 
Ömür bitir yarinin sinesinde
Aşk, soluya soluya
 
Derlerki AŞK, can yakan beter yangın
Sarıl; alına,moruna
 
Ayrılık sinsi düşman, kalplerin canavarı
Vur, beline beline
 
Sevgili hayırsızmı? Gittide bakmadı hiç geriye
Unut, adını, sanını
 
 
AŞK bu sarar yaranı, kabuk bağlar yeniden
TUT, DALINI DALINI!!!!!
 
Alev YAVUZ
 
05/08/2008




KENDİNE GELME ZAMANI
 
Yüreklere bahar sokmalı gam kasavet yerine
dermanı veren Allah! dertleri, sil at yerinde
Kendini keşfeden insan huzur bulur derinde
Korkmadan ve kaçmadan al kalbini , ellerine
Ruhun bak soğumamış, teselli yalnızca SENDE
 
Ellerin umrundamı atar seni yerlere
Yıkılmadan hayattan emeklemeyi dene
Emeklemeden yürümez ki ufacık bir bebe
Gülücükler takın aynadan bakan yüze
Ruhun rengi solmamış ,cemalin hala pembe
 
 
Verdiği nefes için bile şükreyle sen RABBİNE
Ya dönseydi talihin bin delikli eleğe
Ne kısmet tutardın ne dağıtırdın sevdiğine
Helal rızkınla yastığa koy başını ve yarin dizlerine
Ruhun bak hala berrak, sevgilin düşlerinde
 
 
Alev YAVUZ
01/08/2008



MUTLU KELEBEK
        
           Doğada kelebek olmak isterdim.
           Pembe, yeşil, sarı tonlara koşmak
           Aşk ile her çiçeğe konmak isterdim
           Mutlulukla gülmek sevgiyle coşmak.
 
           Kalbinde hep çocuk neşesi olsun,
           Gözbebeklerine gülücük dolsun
           Ellerine batan kaktüsler solsun
           Sana yakışandır sevgiyle coşmak
 
           Bu güzel sevdadan kaçmamalısın
           Özünden kıskançlık saçmamalısın
           Aşkı sadakatle taçlamalısın
           Bizi biz yapanda sevgiyle coşmak
 
 
               Alev YAVUZ
 






AN , ESKİYE varmadan
 
     
         Gel, kırık iskelenin bir ucuna da sen otur.
         Hadi ayaklarını sarkıt kırık tahta ardına
         Kanatlanmış kelebek gibi şu köpüklere bak!!!
         Gümüş balıkları nasılda hesapsızca zıplamakta
         Benim gibi çocuk neşesini takın sende suratına
         Şu an ; içine hiçbir derdi, tasayı salma
         Saat 2 yi vurduğunda doktordaki randevunu da hatta!
         Çok çok derlerki biz ameliyatınızı aldık yarına
         Adam sendeeee!!! Hiçbir şey duymasın inan narkozla
         Ters ters bakma bana öyle!!!!!!!
         Tabiî ki sağlığın, mutluluğun benim de umurumda
 
          Ama anıda yaşamalısın be hey dost !
          AN  kendini ESKİ ye bırakmadan tat almalısın hayattan
          Gümüş balığı böyle pırıl pırıl parlarken köpükler içinde
           Hayal et!!!!!
          Meltem esintisi içinde, bir akşam yari nin sana geleceğini
          Kıskananlara inat patronunun seni terfi ettireceğini
          Ne bileyim işte küme düşmeden takımının rakibi yeneceğini
          Hayal et be hey dost !! AN kendini GEÇMİŞ e bırakmadan  
 
          AAA!! Birde ayağını çek iskelenin kırık tarafının sol yanından
          Boylayacaksın  yoksa denizin dibini, farkına bile varmadan
      




            DOSTLA YARINLARA
 
 
          Elbiseyim bu dünyada
          Aşklarımsa hep Hüdaya
          Bütünleştim can dostlarla
          Dostla erdim ben huzura
 
 
          Ekmeğimin sıcağısın
          Aşımın tek ocağısın
          Döşeğimin otağısın
          Dostla erdim muradıma
 
  
          Ayrılmasın yollarımız
,         Kolaylaşsın zorlarımız
,         Ateş alsın korlarımız
          Dostla ersem yarınlara
 
 
          Alev Yavuz
 
         21/07/2008




                SEBEBİM
      
        Aşkına belenip döneyim güle
           Kalbimin dermanı nefesin olsun
           Yan, sen de ben gibi benze bülbüle
        Yüreğim, altından kafesin olsun
 
 
           Yalnız ben otursam göğsün solunda
           Cananın olsam salınsam kolunda
           Aşkla yürüyelim hayat yolunda
           Busem, son tattığın hevesin olsun
 
 
           Zerre idim suda çağlayan oldum
           Yokluğunda dertli ağlayan oldum
           Yolumu yoluna bağlayan oldum
           Bana hayat veren nefesin olsun 









 
            MUTLULUK MÜHRÜM OLSUN
  
    Dalıp gitti gözlerim dalgaların beyaz köpüklerine
    Billurdan saraylar var o gürültülü beyaz zerrelerde
    Mührü oldu dudaklarımın şimdi MUTLULUK,
    İçime işleyen sesin gibi, kumsalları döven köpüklü neşe
 
   
    Körfezde özgürce uçan şu çılgın martıyı seyret
    Benimde yüreğim yanında öyle özgür atmakta işte
    Hüzne batmıştı hayallerim çokça , ağlamaklıydım ama
    Şimdi senin yanında tutsak alamaz beni ;   gam kasavet
 
 
    Ah yarim ! aşka harmanlanmış şu anda  dursa keşke zaman
    Billur saraylı köpükler üzerimizi bembeyaz sevgi ile örtse
    Martılar kutsuyormuş gibi sevgimizi üzerimizde özgürce dönse
    Ve biz!! seninle yaşasak böyle mutlu ve huzurlu, asla ayrılmadan

 
            Mutluyum Üstelik ben
   
    Öfkenize ortak olmayacağım kederi ağır DERTLER
    Savunucunuz olamayacağım dillerdeki LANETLİ KÜFÜRLER
    Her gönüle girip yola düşürdüklerinizden olmayacağım NEFRETLER
    Bin türlü melanete  bulansa da  bu ACUN, çoğalsa KİRLİLİKLER
 
    Ölüm anamı, babamı, eşimi çaldı belki sırıttı bana
    Daha ne dert ve acılara gebedir bilinmez hayatta
    Ben içimdeki umuda, pembe dallı sevdaya
    Ve dahi sarılacağım; UMUDA,  HAYATA BAĞLILIĞA
 
    Dizlerimdeki kanı silip ileri atılacağım
    Minik tebessümlerime kahkahaları katacağım
    Kuru bir dilim ekmeğimle pastayı kıskandıracağım
    Secde ettikçe şükranlar içinde, ruhumu huzurla yıkayacağım
 
       Mutluluk Sır değil hisset
 
 
    Büyük bir sır değil, ulaşılamayan bir şey değil MUTLULUK
    Hayat bana hep hoyrat davrandı diye kaçmakla kirletme onu
    Nefsine dön, arsızlıktan arıt önce ruhunu göreceğin ışıktır mutluluk
    Sofrada bir daha tatlı sunmazlarsa ya! dercesine hemen tüketme onu
 
    Hatta büyük mutluluklara, minik sevinçlerini basamak yaparak git
    Elmayı ısırıpta kokla; ardından ıtır kokusunu aldığın tada şükrederek
    Parmağını kıpırtadmadan VUSLATA gidilmezki; sanki ulaşılamayan MİT
    Sabırsızlık sana her şeyi kaybettirir, bulmazsın onu iffete küfür ederek
 

Geldin ya Sevgili!!!!!!
 
Gönlüm; küs bakan çocuğun dudak büküşleriydi
Düşüncelerim; keşke!! Sorgusundaki yüreğin hüzünlü haliydi
Dudaklarım; su diye inleyen çöl bedevisinin çaresiz titreyişi
Sen geldin ya Sevgili!!!!!!!
Ellerinde kırmızı güllerle
Yüzünde, hiç küsmemiş mutlu tebessüm
Gönül… hayat buldu
Düşünceler…Nur’a boğuldu
Dudaklar…
Dudaklar ise
Sana hapis oldu.
 
Alev Yavuz
 
07/07/2008
 




Küçük ruhların avazları
 
Billur zindanlarda saklıyorlar küçük insanlar ruhlarını
Dilleri ruhları kadar sahte ve işveli
Sunuyorlar altın tepside cenneti, cennetteki sevgileri
Şeytani gülüşleri saklıdır zülüflerinde, sarar tutkuları
 
Her aldıkları tat kandırdıklarıyla zirveye ulaşır
Ama yinede dönüşleri billur zindandaki yalnız yatakları
Arkadaşlık eder yalnız gecede onlara öldüren girdapları
Geceyle gözyaşları karışır tek gerçek sevgilileri soğuk yastıkları
 
Onlar deli sevda masallarının en yaman anlatıcıları
Alaya alırlar kapana kıstırdıklarının temiz yanlarını
Yaldızlarından sıyrılıp çıplak kaldıklarında, gecenin koynunda
Yalnızlıkları prangalarıdır akrep zehrinden koyu; duyulur çığlıkları
  
     Mutluluk Çağrısı
 
Diken batmaz tenime, acı işlemez özüme
Sol yanımda masum bir aşk büyür özgürce
Gülelim eğlenelim, neşeden dans edelim
Ellerin hüznüne inat gülücük derleyelim
 
Azim; zorluklar kilidinde en uygun anahtardır
Sevgim; zalimler düvelinde beni koruyan ardır
Gülelim eğlenelim, neşeden dans edelim
Ellerin hüznüne inat gülücük derleyelim
 
Kaçıp ta kurtulmaya yer arama, savaşmak zamanıdır
Marifet, sevgi zerresinden pınarlar yaratmaktır
Gülelim eğlenelim, neşeden dans edelim
Ellerin hüznüne inat gülücük derleyelim
 
Çok gül çaldın ya aşk bahçesinden madalya kazanmadın
Mutluluk bulurum sanıp kah kızdın kah ağladın
Gülelim eğlenelim, neşeden dans edelim
Ellerin hüznüne inat gülücük derleyelim
 
Samimi uzattım ben elimi karar verecek sensin
Hiddetini çek köşeye de ruhuna dinginlik gelsin
Gülelim eğlenelim, neşeden dans edelim
Ellerin hüznüne inat gülücük derleyelim
  
 
DİLEKLERİM
 
İndir perdeyi siper eyle göze neyleyim
Zambaktan çek nazarı, güle bakma aşk ile
Sanma hayatı meşke çevirecek meleğim
Sen zalim ol, sen yaşa günlerini kin ile.
 
 
Hepimiz gelmedik mi Adem ile Havva’dan
Türlü güzellikle neşr etmiş bizi Yaradan
Mahrum etmemiş ruhlarımızı hiçbir tatdan
Sen çekiştir, sen değiştir barışı küs ile
 
Nefsinden arınmamış dileğine ne derim
Elbet aradığını bulursun Allah kerim
Gül ektim yüreğine derlemeni beklerim
Hüzünlerini sevinçlerinle yuğ misk ile
  
     Sensiz Olamamki
 
Titreyen ruhumun çocuk nazlarını sevgi alazlarıyla sarmaladın
Sana olan sevgime ekledim bende, o sarılmaların gizemlerini
Buğunun camdan yavaşça akışı gibi, yanağından inen  o gözyaşların
Mum ışığının titreyerek karanlığı selamlaması gibi ürkek öpüşlerin
Beynime mıhlanan çivi sanki ,telaşlı başımı sinene kuvvetle bastırışın
 
Kucaktaki bebeğin gözlerinde biriken  uykudur şimdi ruhumdaki huzur
Dalgalar kumsalını tanıyor, binbir  ak köpükle kayalıkları vurur
Her bir köpükte kalbim heyecanla sana doğru koşar,tenim kavrulur
Tiktakları bile yorgun düşer saatlerin seyrederken bizdeki neşeyi
Vuslatını esirgeyen sevgiliye benzeme sakın, yoksa yaşamım son bulur
 


















































Fırtınası içinde  gözlerin
 
 
Sessiz sakin sanma sakın, fırtınasını içinde saklıyor gözler
Ha patladı, ha patlayacak dudağından döküldüğünde sözler
Ya öfkelere kapılacak şimşekler çakacak gözbebeklerinden
Ya da duygusallığa bırakıp kendini yatışacak gözyaşının selinden,
 
His dünyasının bin bir türlü rolü var, biz ise baş aktörleri

Yorum Yaz